9 Ekim 2013 Çarşamba

Trafik Lambalarında Başlar Bazen Aşklar !..

Share it Please

  Trafik ışıklarında hep aklıma geliyor benim...
"Ulan bu kız belkide hayatımın kadınıdır,belki beni ölene kadar sevecek olan mükkembel insan O'dur ve şuan dünyanın bu noktasında yanyanayız! haberimiz bile yok,bi kaç saniye sonra ışık yanacak ve bi daha asla tanışma şansımız olmayacak"...

"Başlangıç"(İnception) Leonardo DiCaprio'nun oynadığı film vizyona girdiğinde ilk matineye gitmiştim.Kalabalık olur diye bekliyordum,herkesin ağzındaydı film çünkü.Salonda çok fazla kişi yoktu 15-20 kişiyi geçmez yani.Arka tarafımda da iki tane benim yaşlarda kızlar gelmiş."Ne şahanne kızlarmış ya bunlar sabahın köründe geliyorlar...Leonardo'yu çok seviyolar demek ki.Valla böyle sevgilim olsun 100milyar borcum olsun " :) diyerek filme odaklanıyorum.

Film bitti,hayranlıkla arkalarından yürüyorum.Şöyle şeyler konuştuklarını duydum...
"Napalım,bi filme daha girsek mi?" "Aaa olur bana uyar valla"...
"Allammm nesiniz siz? Evlenin benimle"...
Ama bişey söliim mi? belki çok fazla ortak nokta aramak hatadır.Bazen insan öyle saçma hayatına öyle alakasız birini sevebiliyo ki kendide anlamıyo neden sevdiğini.Ama seviyo işte.Eski kız arkadaşımla sinema konusundaki zevkimiz hiç uyuşmazdı mesela...
"Ayyy aşkım ben anlamıyorum öyle "bilimkurgu"dan, bak "romantik komedi" var mis gibi.Hadi ona gidelim nolooor."
"seviyorum lan ben bu kızı" :)

...Seviyordum çünküaptal bi romantik komediye gitmek istediği için utanmaması, yada herkesin hımmm himm diye izlemeye çalıştığı "Fransız Sanat Filmelerinden" sıkıldığını söliycek kadar "doğal olması", benimle bilimkurgu filmi izlemesinden çok daha güzel ve az rastlanır bişeydi.

...Ve seneler sonra ilk kez istemediğim halde sevgilim yok.Yalnız şimdi bu çok acaip bi durum."sevgilim olsun birine aşık olayım"falan diye arayınca kesinlikle olmuyo.Siparişle olurmu zaten kardeşim.Olmuyosa olmuyodur.Yalnız kalmayı da bil.Bi gün zaten elbet seveceksin birilerini.

Ne yalan söliim sosyal olmaya çalışan bi insan evladı olarak zaman zaman aldığım "niye şahane birini arıyosun ki? gençsin sen,git eğlen birileriyle gez,toz,öpüş,seviş, manyakmısın hem şu haytın balını sütünü"...türünden tavsiyeler aklıma yatmıyo değil :)
"Manitalar savulun ben geliyorum hiheheyyyt!.."Size diyorum manitalar duyuyonuz mu?"

Fakat "çok duygusalım çok hisliyim.Sevmeden asla olmaz" palavraları sıkacak değilim de hakkatten beceremiyorum biliyo musunuz? ama beceremeyeşimin çok ahlak sahibi olmamdan değil.Daha önce yaşadıklarımdan sonra çıta öyle bi yükselmiş ki karşı cinsten gelecek en ufan bi salakça harekete zerre kadar tahammül edemez oldum.Mesela yeni tanışmışsın,hoş birisi,gülüyo mülüyo...Ama sohbetin bi noktasında."oha falan oldum yanee kal geldi yanee gibi" yayık yayık konuşmasına tahammül edemiyorum :(

Yada bi gece birisiyle tanışıyosun diyelim.Alkolde varsa anlaşa bildiğin yanılgısına düşüyosun.Sonra bi gün yine görüşüyosun.Ulan meğer hiç mi hiç anlaşamayacak iki insanmışsınız.Bunu fark ettiğin halde.Yok olmuyo diyip kalkacak cesaret iki taraftada olmadığı için acı verici korkunç dakikalar geçireceksin.Şöyle örneke vereyim.Ciddi olmayan geyik yapılan bir anda şöyle bi diyalog yaşanabilir mesela...
-"Kadıköy taksime taşınacakmış.Belediyeden emir gelmiş."
-"Nasıl yaa anlamadım"
-"Ya Kadıköy Taksime taşınıyo işte diyorum.Taksim'ide Konya'ya kaydırcaklarmış öyle duydum. "
-"Saçmalama ya olmaz öyle şey."
Allaaam geyik yaptığımı anlamıyo...
-"Sen ciddimisin ya?"
-"Şaka yapıyodummmmm."
-"Nasıl şaka ya doğru söyle ciddimi bak?"

Oysa bu diyaloğun kıvrak zekalı biriyle yaşanmışı şöyle olabilir...
-"Kadıköy taksime taşınacakmış.Belediyeden emir gelmiş."
-"Evet evet duydum İstanbul'un da komple Erzincan'a götürülmesi mecliste görüşülüyomuş."
-"Eee zaten Türkiye'yi de Norveç'in yanına taşıyacaklarmış."
-"Aman valla hemen taşısınlar.Oralar serindir püfür püfür esiyodur.Pistik valla burda."

İşte bu frekans uyumu denilen şey.Ve bu aslında biraz bi durum o yüzden haddim olmayarak bi tavsiyede bulunucam.Eğer şöyle birini bulduysanız ve birbirinizi sevdiyseniz onu sonsuza kadar kendinize ait sanmayın.Bu yaşımda şunu öğrendim."Kadınlara kesinlikle nasıl olsa beni her zaman sever diye patronluk taslayıp kötü davranmamak gerekiyo.Çünkü hiç kimse vazgeçilmez değil.Tecrübe konuşuyo ona göre bak" :)

Sonra ne oluyor.Hepsi bitiyor işte.Bırakıp gidiyo, yada sen bırakıp gidiyosun.Yada o müthiş büyük dediğin "Hardkor" sevgi gidiyo bi yerlere.Artık o da nereye gidiyosa."Skim ben böyle işi"...

Bunca şeye rahmen hala o seçilmiş kişinin varlığına inanmak istediğin için bana salak diyebilirsiniz.Buyrun diyin.Ama ne bileyim sanki hakkatten biri var gibi geliyo zaman zaman.Orda bi yerlerde beni izliyor.Bi gün kırmızı ışıkta beklerken yanıma gelecek...
-"Merhaba Taksim Üsküdar'a taşınıyomuş doğrumu."
Ve o an böyle bu diyaloğu duyduğumda surat ifademde aptal bi gülüş olacak sanırım :)
Ve Yeşil ışık yandığında "karşıya yalnız geçmiycem".
-"Evet doğru.Hatta kadıköy'ü de Amerika'ya götürceklermiş öyle duydum."
-"Aaa kal geldi yaniii..."
-"?!!.."
-"Hahahaha Şaka yaptım şaka.Kal gelmedi...Yürü hadi yürü daha film izlicez....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tüm Hakları Saklıdır Tasarım | Yekeke Yeke